KORKMADAN SAYGI – TESLİMİYETSİZ SEVGİ – DOMİNANT OLMAYAN OTORİTE Google

Köpek davranışlarının incelenmesinde ve eğitiminde köpekleri kurtlarla karşılaştırmak ve kurtun köpeğin atası olduğu, buna göre de davranışlarında kurtlara benzediği teorisi 1940′larda ortaya atılmış ve halen bazı kesimler tarafından savunulmaktadır. Bu teoriye göre kurtlardaki sürü hiyerarşisi insan ile köpek ilişkilerinde kulanılmak istenmiş ve bunun için de bazı uygulamalar yapılmıştır. Sürünün başlangıcı baskın (dominant) karakterli bir dişi ve erkek ile olur. Bunlara alfa çifti denilmektedir. Sürünün lideri bu iki kurttur. Bunlar birbirleri ile koordineli çalışırlar. Sürünün nereye gideceğine, ne zaman, ne avlanılacağına, nerede yatılacağına karar veren alfadır. Alfa liderlik teorisine göre köpeklerde de bu sürü içinde yaşama güdüsü buluduğuna ve sürü içinde yaşamasalar yaşadıkları insan ailesini bir sürü olarak algıladıkları ve kurtların sürü içindeki davranışlarına benzer davranışlar sergilediklerine inanılır. Bu düşünce ile köpeğin insanlar ile uyumlu olarak yaşayabilmesi, insana karşı itaatkar olması için sürü lideri alfa rolünü insanın alması istenir. Bunun için de alfanın sürü içinde hakimiyetini sağlayan ve devam ettiren karakteristik davranışlarını insanın üstlenmesi gerektiği savunulur.

Köpeğin lideri olmak için yapılması önerilen bazı davranışlar ise şunlardır;

- Alfa diğer sürü üyeleri ile arasında olan her mücadeleyi kazanır.
Köpeğinizle oynarken her oyunu siz bitirin. Zaman zaman size karşı geldiğinde yere yatırın ve üzerine bastırarak bir müddet hareketsiz kalmasını sağlayın.

- Alfa önce yer, diğerleri beklemek zorundadır.
Köpeğinize yemek vermeden önce önünde siz yemeğinizi yerken onu bekletin sizin
yemeğiniz bittikten sonra ona verin.

- Alfa sürü üyelerinin içinde diğerleri tarafından en fazla ilgi görenidir. Diğerleri alfadan.başkasına bu kadar ilgi gösteremezler. Bunun yanında kendisi çok nadiren diğerlerine ilgi.gösterir ve gidip onları yalar.
Köpeğinizi sadece siz istediğiniz zaman sevin o size kendini sevdirmek için yanaştığında sevmeyin.

- Alpha diğerleri ile göz göze gelir ve bu göz temasında kesinlikle kendi gözünü onlardan önce kaçırmaz ve böylece kendi hakimiyetini karşısındakine hatırlatır.
Köpeğiniz ile göz teması kurduğunuzda gözünüzü ondan evvel kaçırmayın.

- Alfa istediği yerde yatar, onun yatmak istediği yerde başkası varsa kalkmak zorundadır.
Köpeğiniz yolunuzun üzerine yatmışsa onu kaldırın ve yattığı yerden geçin

- Alfa her zaman önde gidendir, her yerden önce o geçer.
Kapılardan, dar yerlerden önce siz geçin sonra köpeğiniz geçsin.

Günümüzde, yukarıda verilenler ve benzeri başka öneriler uygulandığı zaman köpekle insan arasındaki ilişkinin sağlıklı olamayacağı, köpeklerin kurtlardan çok farklılıklar gösterdiği, kurtlar gibi davranmadıkları, insanları köpek gibi görmedikleri için 1940′lı yılların teorisi olan afla rolü artık insan köpek ilişkisinde konuyla ilgili bilim çevreleri tarafından kabul görmemektedir.

Günümüzde liderlik teorisini destekleyen köpek davranışları ve köpek eğitimi üzerine yazılmış çok sayıda kitap ve bu teoriyi savunan ve eğitimlerinde kullanan eğitmenler de bulmanız mümkündür. Fakat artık hayvan ve köpek davranışları konusunda akademik eğitim veren üniversite ve benzeri kurumlarda bu teori desteklenmez.

Bu konuda kurtlar ve köpeklerle ilgili geçmişi olan ve tanınmış bazı kişiler ise şunları söylemektedirler;

Kuzey Amerika yaban hayatı federasyonu başkanı ve Indiana kurt parkının kurucusu etolojist Prof.Dr.Erich Klinghammer şöyle demektedir;
“Benim için alfa rolü denilen bu pratiklerin uygulanması anlamsızdır. Bu bağlamda insanların köpeklere uyguladıkları ile kurtların yüksek mertebdeki kurta teslim olmaları birbiri ile örtüşmez. Kurt parkında bizler kendi yetiştirdiğimiz kurtlara dahi bunları uygulamayız.Kurt parkında dominant saldırılar çok nadir yaşanmaktadır. Tercih edilen strateji boyun eğmek ve kaçmak olmaktadır. Eğer ben kendi yetiştirdiğimiz bir kurtun üzerinde fiziksel olarak dominant baskı kurmaya teşebbüs etsem ya kaçar, ya da bana saldırır. Gerçekten de kurtlar ile köpekler arasında büyük farklılıklar vardır.”

Köpek üreticisi, eğitimci ve davranış danışmanı Ken McCort ise “ben plesanta yemek, dışkılar üzerinde yuvarlanmak, yüz yalamak gibi normal köpek davranışlarında bulunmam çünkü köpek değilim” demekte ve şöyle devam etmektedir. ” Eğer yöresel bir kaç yabancı kelime konuşursanız çevre halkı oralı olduğunzu düşünebilir, köpeklerin birkaç hareketini taklit etmek bizi köpeklere benzetmez. Bu tekniklerden benim gördüğüm sadece köpeklere karşı olan kabaca davranışlardır. Benim köpekler ve kurtlar üzerindeki izlenimim bu tür bir disiplinin aralarında seyrek uygulandığıdır. Esasında sürü içinde alt mertebedeki kurtların boyun eğmeleri kendi istekleri ile olmaktadır. Sık olarak duyduğum bir şey annenin yavruları sütten kesmek için zor kullandığı, onları hareket edemez halde tutuğudur. Halbuki izlenimlerim kurtların ve köpeklerin yavrularının süt emmeyi bırakmasını onları engellemek yerine onlardan kaçınarak yaptıklarıdır. Sürü lideri fiziksel olarak bireyleri tek tek kontrol etmekden ziyade bölgeyi kontrol altında tutar. Liderlik için uygulanan gülünç teknikleri uygulamak yerine bu doğrultuda bakmamız gerekmektedir.”

Biyoloji profesörü, sürü koruma köpekleri projesi kurucularından ve köpekli kızak yarışcısı Dr. Raymond Coppinger ise “Evrimsel bir terim olarak kurt soyundan geliyor demek köpekler kurtdur veya kurt davranışları gösterirler demek değildir.” demektedir.

Alfa-lider teorisine göre bir köpeğin sahibi ve diğer insanlara ve diğer köpeklere karşı sergilediği davranışlara bakılarak köpekler dominant ve sürü lideri olarak adlandırılmaktadırlar.

Köpekleri dominant lider- alfa olarak tanımlayan davranışlar ise şunlardır;

1- Köpek yemeğini yerken insan ve diğer köpek ve hayvanlar olmak üzere kimseyi yanına sokmuyorsa, yaklaşana saldırıyorsa (yiyecek sahiplenme)
2- Köpek ona verilen oyuncakları veya evdeki değişik nesneleri sahiplenip bunların yanına kimseyi yaklaştırmıyorsa (obje sahiplenme)
3- Köpek sahibini veya evdeki diğer insanları veya evdeki diğer hayvanların hepsini veya bazılarını sahipleniyorsa ve kimseyi onların yanına yaklaştırmıyorsa (obje sahiplenme(canlı))
4- Köpek belli bir alanı sahipleniyorsa örneğin yattığı yeri, bir divanı, bir odayı, veya bahçede bir yeri ve buralara kimseyi sokmuyorsa (alan sahiplenme)
5- Köpek vücudunun bazı yerlerini veya tamamını kimseye elletmiyorsa (obje sahiplenme(kendisi))

Köpeklerin sergiledikleri bu davranışlar dominantlıkla ilgili olmayıp köpeğin davranış yapısında olan doğal davranışlarıdır. Bu davranışların şiddetleri köpekden köpeğe değişir bazılarında abartılı olarak öne çıkar.

Dominantlığın (baskınlık) sözlük anlamı “Etolojide, aynı türden bir canlının, yaşam alanı, yiyecek, kızışma dönemindeki dişiler, vb. anlamında kaynakları kullanma önceliğiyle ve diğer üyeleri kontrol etmesiyle tanımlanan bir davranış biçimi. Bu davranış biçimi insanda ilişkiyi kontrol etme, yönlendirme, belli bireylerin veya grupların davranışlarını, yaşayışını, kaynaklara erişimini kontrol etme, vb. şeklinde kendini gösterir.” olarak açıklanır.
Yukarıda dominatlık olarak belirtilen davranışlar ile sözlük karşılığında belirtilen bazı davranışlar esasında sadece sürü liderlerine ait olmayıp, sürü içersindeki her bireyin hayatta kalması için baş vurabileceği davranışlardır. Örneğin yaban hayatında her hayvan hayatta kalabilmek için yiyeceğine sahip çıkmak zorundadır. Yiyeceğini sahiplenmek sadece sürü lideri olan alfanın tekelinde değildir. Kurtlar ile köpekler arasında obje sahiplenme ve dominantlık arasında çok az benzerlikler vardır. Bütün kurtlar hiyerarşik seviyelerine bakılmaksızın birbirlerinden yiyecek çalmaya teşebbüs ederler ve yiyeceklerini korurlar. Doğal olarak sürü içersinde güçlü olanlar yakalanan avı önce yerler bunlarda alfa ve beta kurtlarıdır. Fakat düşük seviyedeki omega ve arada kalan diğer üyeler dahi ellerine geçirdikleri yiyecekleri diğer bütün kurtlara karşı korurlar. Yiyecek çok olduğu zaman hiyerarşik düzen geçerli değildir, bütün sürü üyeleri aynı anda yiyeceği paylaşırlar. Esasında yiyeceğin az olduğu zaman en güçlü olanlar önce yemektedir. Bu diğer hayvanlarda da görülür. Güçlü olan yiyeceği alır doyduktan sonra kalanları alanlar güçlülerin elinden yiyeceğini almayacak olan güçsüzlerdir.

Kurtlar ve köpekler aynı famnilyadan olabilirler fakat aralarında çok bariz değişiklikler vardır. Köpeğin kurt soyundan geldiği insanlar tarafından evcilleştirildiği ve insanla yaşaması öğretildiği ile ilgili çeşitli teoriler vardır. Köpeğin nereden geldiği ile ilgili herkesin üzerinde birleştiği kesin bir bilgi yoktur. Son zamanlarda gittikce güçlenen inanış ise köpeğin insanlar tarafından yaban hayatından diğer köpekgiller ailesi içinden seçilip alınmadığı aksine köpeğin insanı seçtiğidir. Köpek avlanmayı tercih etmeyip insanların yaşama alanlarına yaklaşıp onların artıklarıyla beslenmeyi tercih etmiş olabilir ve bu sayede de insan tarafından alınıp evcilleştirilmiştir. Yaban hayatında etoburların bazıları taze avla beslenirken bazıları leş yiyebilmekte, bazıları iki şekilde de beslenebilmektedir. Köpek leş yiyebilen ve diğer hayvan ve insanların artıklarıyla hayatını devam ettirebilen bir hayvandır. Kurt ise genellikle bunu yapmaz. Yaban hayatında aç kalan kurt genellikle kışın zor şartlarında köylere yaklaşır fakat buralarda zorunlu olmadıkça çöpleri karıştırmaz, öncelik olarak köy civarında köpek dahil olmak üzere çiftlik hayvanlarını av olarak arar. Anadoluda kurtlar sadece kışın zor şartlarında köy etrafına inerler ve bazı yerlerde köydeki köpek popülasyonunu bu kurtlar dengeler. Geceleri köy içlerine kadar girerek avlayabildikleri köpekleri avlarlar. Bu gibi durumlarda köylüler kurtla baş edemeyecek köpeklerini kapalı tutarlar.

Kurtlar ile köpekler arasında hem yaşayış tarzları, hem fiziksel özellikleri, hem de davranış olarak farklılıklar vardır. Kurt ile köpek arasındaki en bariz fiziksel ayrılık kurt beyninin köpekden büyük olduğudur. Eğer 45 kiloluk bir kurt ile aynı kiloda bir köpek kıyaslanırsa köpek kafasının kurtunkinden yüzde 20 daha ufak olduğu görülür. Eğer kafatasları hemen hemen aynı olan kurt ile köpeğin beyni birbiri ile kıyaslanırsa köpek beyninin yüzde 10 oranında daha küçük olduğu görülür.
Köpeklerin derileri kurtlara göre daha kalındır. Köpekli kızak yarışcısı Coppinger’lar Eskimoların köpek derisinden olan pantolonlarının kurt derisine göre daha fazla dayandığını ve dikerken yırtılmadığını anlattıklarını söylemektedirler. Kurtların dişleri de köpeklerinkinden daha büyüktür.
Kurtları ile köpeklerin gelişimleri de değişik olmaktadır. Örneğin kurt yavrularının 19 günlükken korku tepkilerinin başlaması köpeklerde değişik ırklar arasında farklılıklar gösterir. Köpeklerde bu evre ırkına göre değişiklik göstererek 6 ile 8 haftalıkken başlar.
Kurtun seksüel olgunluğa ulaşması 2 seneyi alırken, köpekde 6-9 aydır. Dişi kurt senede bir kere kızana gelirken, köpek iki kere gelmektedir. Kurt havlamaz ve seyrek olarak grup halinde tehdit altında ulurlar fakat köpeklerde grup halinde uluma pek çok durumda yaygındır. Karşılaşmalardaki yüz yalama kurtlarda köpeklere göre daha az görülür. Eğitilebilirlik kurtda çok düşükken köpekde çok fazladır. Allomimetik davranış (Hayvanların, aynı düzeyde karşılıklı uyarım ve eşgüdümle aynı etkinliği yaptığı bir davranış.) kurtlarda kuvvetliyken köpeklerde sadece beagle, foxhound vs gibi tazı ırklarında yüksektir.
Kurtlar her zaman sürü oluşturmazlar. Bazı popülasyonlar hiçbir zaman sürü hayatı yaşamazlar. Gene kurt familyasından olan kızıl tilki sürü hayatı yaşamaz. Dolayısı ile her kurt, kızıl tilki ve köpek gibi diğer kurt familyasından hayvanlar sürü hayatı yaşamazlar ve sürü davranışları göstermezler.

Kurtlardan pek çok farklılıkları olan köpeklerin insanlarla yaşarken insanları ait oldukları bir sürünün üyesi gibi algılamaları ve kurtların sürü içersinde ki davranışlarının aynısını insanlara karşı göstermelerini söylemek yanlış olmaktadır. Zaten günümüzde modern köpek eğitimi ve davranış uzmanlığı ile ilgili bilimsel çalışmalar bunu desteklememektedir.
Köpekler insanları köpek olarak algılamazlar. Çünkü bizler köpeklerin davranışlarında bulunmayız. Öncelikle dört ayağımız üzerinde yürümeyiz, kuyruğumuz yoktur, kulaklarımızı onlar gibi oynatamayız. Köpekler kuyrukları ile kendilerini ifade ederler ve aralarında iletişimin bir bölümünü sağlarlar. Kulaklarını da gene kuyrukları gibi kullanarak geriye yatırarak vs. iletişimlerinde kullanırlar, zaman zaman diş göstermek, sırt tüylerini kabartmak da bu iletişimin içine girer, Bizler bunların hiç birini uygulayamayız.. Dolayısı ile köpekler bizle, kendi aralarındaki köpek dilinde bu tür iletişimlerde bulunamazlar. Bunlar, onların bizim köpek olmadığımızı algılamasına yeter. Alfa – lider teorisini kabul edenler köpeklerini eğitirler, onlara otur, yat, bekle, gel gibi davranışları öğretirler ama hiç bir alfa kurt sürüyü eğitemez. Onlara nasıl oturacaklarını, yatacaklarını vs. öğretemez, onlara tasma takıp gezdiremez, bir yere bağlayamaz.

Alfa – lider köpek teorisini kabul edenlerin köpeğin lideri olmak için yaptığı bazı davranışları yukarıda belirtmiştim. Acaba köpek bu davranışlardan nasıl etkilenmektedir ve ne anlamaktadır? Bu davranışların bazıları sonuç alabilir ama anlatıldığı ve buna göre de düşünüldüğü gibi bir etki köpek de olmamaktadır.
Örneğin kurtlar olsun, köpekler olsun eğer çok miktarda yiyecek varsa, ya da yiyecek yenilebilirlik olarak fazla değerli değilse onu sahiplenmede daha az şiddette, bazen de hiç olmamaktadır. O zaman denebilirmi ki yiyecek az olduğu zaman köpek veya kurt dominant ve lider olmakta, yiyecek çok olduğu zaman olmamakta. Köpek parka gitmek için tasmaya olanca gücüyle asılırken böyle bir köpeğe dominant, lider köpek derken, köpek tasması açılıp parkda koşup oynadıktan sonra yorulup eve dönerken tasmayı çekmediği zaman köpek artık lider değil ama ertesi gün tekrar parka giderken tasmayı çektiğinde tekrar dominant, lider oldu denebilirmi? Liderlik gün içinde ve zamana göre devamlı değişiklik göstermez. Kurt sürüsünde alfa kurt zaman zaman liderliği başka bir kurta verip sonra geri almaz ya da bazı zamanlar vazgeçip sonra tekrar lider olmaz. Yukarıda belirtilen bu davranışların liderlikle bir ilgisi yoktur. Her hayvan hayatta kalabilmek için yiyeceğini sahiplenmek zorundadır. Eğer yiyecek fazla ise böyle bir endişesi de olmaz ve onu o an için sahiplenmez. Eğer köpek tasmayı çekiyorsa bu davranışı işe yaradığı için yapıyordur. Çünkü çektikce amacına ulaşıyor parka gidebiliyordur. Eğer siz köpeğe vereceğiniz eğitimle tasmayı çekmemeyi öğretirseniz ve çekmeden parka giderse köpek bundan sonra tasmayı çekmeyecektir. Tasmayı çektiği zaman parka giderse tasmayı çekmenin ödülü parka ulaşmak olur. Tasmayı çekmeden parka giderse tasmayı çekmemenin ödülü gene parka ulaşmak olur. Fakat bütün bunlar düşünülmezse ve tasmayı çeken köpek dominant, lider köpek denirse ve liderliği almak için ona yukarıda belirtilen davranışlar uygulanırsa köpek bunlardan birşey anlamaz. Hatta bazı durumlarda işleri daha da kötüleştirir. Köpeğin önünde yemek yemek ve daha sonra köpeğe yemeğini vermek köpeğin yiyecek sahiplenmesini önlemez. Sadece karnı aç olan bir köpeğe eziyet etmiş olursunuz. Köpeğin elinden liderliği alacağım diye yere arka üstü yatırıp bastırarak hareketsiz tutmakla köpek hiçbir zaman tasmayı çekmemeyi öğrenemez ve bu yapılanları hiçbir şeyle ilişkilendiremez. Sadece sizden korkmasına, sinmesine yol açarsınız size olan güveni sarsılır.

Köpeklerde liderlik ve dominantlık diye tanımlanan yukarıda 5 madde halinde verdiğim davranışları önlemek için mutlaka yapılması gerekenler vardır. Fakat bunlar gene yukarıda bahsedilen ve köpeğin lideri olmak için yapılması önerilen davranışlar olmamalıdır. Çünkü bu yapılanlar köpek için birşey ifade etmez aksine köpekle sahibi arasındaki güvenin sarsılmasına sebep olur.

Köpeklerin beyinlerinin büyük bölümü 4 aylarını bitirene kadar şekillenir. Köpek beyni yavru 4 aylık olana kadar büyümesinin yüzde 80′lik bölümünü tamamlar. Bu da kritik period içersinde olmaktadır. Eğer bu dönem içinde köpek beyni gerektiği gibi çalıştırlırsa gelişimide ona göre olur. Çocuklukta gelişmekte olan herhangi bir uzvunuz çalıştırılmazsa o uzuv zayı kalır. Örneğin bir çocuğu fazla yürütmezseniz ayakları zayı kalır, kolunu hiç kullandırmazsanız kolu zayı kalır, beyin de böyledir. Gelişirken ne kadar egzersiz yaparsa o kadar gelişir. Kritik dönem denilen bu dönemde yavru köpeklere yapılacak davranışlar ilerde alfa-lider diye tanımlanacak köpek davranışlarının oluşmasını engeleyebilir. Fakat klasik yöntemlerle eğitim yapanlar köpeklerin 6 aylık olana kadar eğitime başlamamaları gerektiğini söylemeleri sonucu bu dönemde yapılması gerekenlerin bazıları kaçırılmış olur. Köpek 2 aylıkken anne ve kardeşlerinden ayrıldıktan sonra hemen eğitimine ve sosyaleştirilmesine başlanmalıdır. Kritik periodun bitiminden sonra bazı şeyler için çok geç olamaktadır. Yavru köpek için anne karnından başlamak üzere kritik periodun sonuna kadar süren zamanında bazı yapılması gerekenler vardır.

Köpekleri alfa-lider, dominant, olarak tanımlayan davranışlarının önlenmesi için kritik period içersinde yapılması gerekenler kabaca şöyle açıklanabilir;

Köpeklerin ilerde yiyecek sahiplenmesini önlemek için yapılacaklar daha anne yanında iken başlamalıdır. Yavrular yemek yemeye başladıkları zaman çok iyi gözlemlenmelidir. Eğer toplu halde yemek yerlerken aralarında diğerlerine karşı hırlayan, diş gösteren ve saldıran yavrular olursa bu yavrular mutlaka ayrılmalı ve kendi başlarına yemek yedirilmelidir. Kardeşlerle beraber geçirecekleri bu zamanda buna müsaade edilirse yavru bu davranışları daha yaşamının safhasında öğrenmiş olacak ve yeni evine geldiği zamanda devam ettirecektir. Ayrıca topluca yemek verilen yavruların önüne konulan yemek az miktarda olursa böyle durumların yaşanacağı da unutulmamalıdır.
Yavru eve geldiği zaman her yemek vaktinde, saldırganlık göstersin veya göstermesin çalışmalar devam etmelidir. Yemeğini verirken yanında durulmalı, zaman zaman yediği yemek önünden alınıp geri konulmalıdır. Bu işlem yapılırken geri konulan mamanın içersine yavrunun yediği mamadan daha çok seveceği yiyecek bir parça konulmalıdır. Yemek yiyen yavru da zaman zaman yemek yerken yavaşca okşanmalıdır. Eğer hırlama, diş gösterme gibi davranışlarda bulunursa yiyecek kabı hemen önünden alınmalı sakinleşince tekrar konulmalıdır. Yavru bir müddet sonra hırlamadığı veya diş göstermediği zaman mama kabının içinde daha çok sevdiği bir yiyeckle beraber geri geldiğini öğrenmeye başlayacaktır. Bu arada köpeğe otur, yat gibi davranışlar öğretilmeye başlanmalıdır. Yiyecek vermeden önce köpek otur komutuyla oturtulup kısa bir süre bekledikten sonra mama kabı köpeğin önüne konmalıdır. Her mama kabı alındığında köpek otur komutuyla oturmadan mama kabı tekrar verilmemelidir.

Yavru köpekle oynarken ağzındaki veya önündeki oyuncaklar sık sık alınıp gene geri verilmelidir. Eğer köpek hırlama, diş gösterme yapıyorsa otur komutuyla oturtulmalı ve diğer bir oyuncak gösterilmeli ona hamle yaparken ağzında tuttuğu oyuncak alınmalı bu arada da yiyecek ödülü verilmelidir. Bu egzersizler değişik oyuncaklarla değişik yerlerde sık sık tekrarlanmalıdır.

Yavrunun alan sahiplenmesini önlemek için ise oyuncaklarla yapılan egzersizin benzeri yapılmalıdır. Yavru öncelikle devamlı yattığı kafes, minder gibi yerde bulunurken yanına gidilip çağrılmalı ve yerini terk ettiği zaman ödüllendirilmeli, sevilmelidir. Köpek ev içinde bakılıyorsa divan, kanape gibi yerlere çıkıyorsa buralardan komutla indirilmeli ve ödüllendirilmelidir. Köpekle hedef çalışması yapılmalı, komutla belli yerlere yönlendirilip tekrar çağrılmalıdır.

Yavru köpek sevilirken vücudunun kuyruk, karın gibi bölgelerine ellenilmesinden hoşlanmayabilir, buralarına dokunulduğu zaman hırlayıp diş gösterebilir ve ısırabilir. Bu davranışları engelenmezse ileride, özellikle veteriner muayenelerinde sorun olur. Yavru köpek eve geldiği andan itibaren vücudunun her bölgesine değişik kişiler tarafından dokunulmaya alıştırılmaya başlanmalıdır. Bunun içinde uygulanacak egzersizler de yukardakilere benzer. Yavru köpeğin vücudunun istemediği yerlerine dokunduktan sonra sevdiği yiyeceği verilir. Mama vakti maması verilmeden bu işlemler yapılır köpek sakinleşince de maması verilir.

Bütün bu egzersizler yapılmadan önce yavruyu clickera veya başka bir ikincil pekiştirici olacak sese şartlamak ve operant şartlanma yöntemiyle otur ve yat davranışlarının öğretilmesine başlamak çok yararlı olur. Her köpek 2 aylık olup anne yanından ayrıldıktan sonra komutla otur ve yat davranışını öğrenebilir. Köpeğin bunları öğrenmesi için 6 aylık olmasını beklemenize gerek yoktur. Bir köpeğe otur ve yatı öğretmek için eğitimciye gerek yoktur, herkes bunu başarabilir. Otur ve yatı öğrenen yavru ile yukarıda anlatılan egzersizleri yapmanız daha rahat olacak ve yavru üzerinde kontrol sağlıyabileceksiniz.
Yetişkin köpeklerin alfa-lider, dominantlık olarak tanımlanan bu istenmeyen davranışlarının düzeltilmesinde de yukarıda bahsedilen egzersizlerin benzerleri yapılmaktadır. Fakat köpeğin ırkına göre bazı köpeklerle bu tür çalışmalar yapmak riskli olabilir. Konunun uzmanından gerekli yardımı almak en doğrusudur.

Bunlar İlginizi çekebilir

Sizde Yorum Gönderin

Powered by Yahoo! Answers